Son zamanlarda teknolojinin önde gelen oyuncularının tümü, müşterilerine kişisel dijital asistan desteği sunmak adına kıyasıya bir rekabet halindeler.

Yakın zamana kadar, kişisel asistanlar genellikle üst düzey yöneticilere ya da hayatlarını organize etmek, belirli konularda destek alarak hayatlarını kolaylaştırmak isteyen ve bunun için başka bir insanı işe alabilecek kadar varlıklı olan kişilere yönelik bir lüksken; bugün teknoloji şirketleri sayesinde bu durumun değiştiğini gözlemlemekteyiz. Amazon, Apple, Facebook, Google, Microsoft gibi OTT ler (over-the-top) kişisel  asistanların işlevlerinin bir kısmını üstlenebilen (restoran/uçak rezervasyonu yapmak, trafiğe, hava durumuna ve günlük takvime göre hatırlatmalar gerçekleştirmek, soruları yanıtlamak ve gerekli bilgilendirmeler yapmak, vb.) yazılım çözümlerine yatırım yapmaktalar.

Bilgi teknolojileri üzerinde araştırmalar gerçekleştiren ve bu alanda önde gelen araştırma firmalardan olan Gartner’a göre şu anda Amerika’da tüketicilerin ~ %38’i akıllı telefonlarında akıllı asistan hizmetlerinden yararlanmaktalar. 2016 sonuna kadar, gelişmiş ülkelerde akıllı asistanların kullanım oranının %70’lere ulaşacağı tahmin ediliyor. Akıllı asistanları, teknoloji şirketlerinin tüketici davranışlarını anlama ve tüketicilere yeni ürünler, servisler sunma adına, kullanıcıların akıllı cihazlarına giren bir truva atı olarak yorumlamak da mümkün. Yazılım bazlı bu çözümler sayesinde, teknoloji şirketleri, tüketicilerin neyi aradıklarını, nereye gittiklerini ve hayatlarına, alışkanlıklarına yönelik diğer detayları öğrenmekteler.

Bu alanda, önde gelen şirketlerin çözümlerini Teknolo okuyucuları için karşılaştırdım:

Apple – Siri:

Apple’ın 2010 yılında ~200 milyon USD’ye satınaldığı Siri, iOS, watchOS ve tvOS işletim sistemlerinin bir parçası olarak, sürekli gelişen bir kişisel asistan servisi. Siri, gerçekleştirmek istediğiniz aksiyonları sadece sesle yapmanızı sağlayarak; mesaj göndermek, telefon aramaları yapmak, randevular ile ilgili tüketicileri uyarmak, istenen bilgileri paylaşmak, verilen görevleri yerine getirmek gibi pek çok konuda kullanıcılarına destek oluyor.

Yakın zamanda, Amerika’da gerçekleştirilen bir araştırmaya göre, müşteriler tarafından da en çok sevilen akıllı asistan olarak öne çıkan Siri, bu alanda  lider konumda bulunuyor. Bunun nedenleri arasında, Siri’nin çoğunlukla hatasız anlayan, kullanıcıya ikinci soruları en az soran ve internet aramalarına gerekmediği durumlarda başvurmayan yeteneklerinin yanında; bazı eğlenceli diyaloglara açık olması, şaka yapabilmesi gibi spesifik özellikleri de yer alıyor. Bu sayede, Siri, yazılım bazlı çözümlerin gerçek kişisel asistanların işlerini gerçekleştirmeye başladığının en somut örneklerinden birini ortaya koyuyor.

Siri yeni Apple TV’nin de en öne çıkan özelliklerinden biri olarak kumandanın yerini alacak şekilde konumlandırmış. Artık Apple TV’de izlenecek içeriği bulmak, film veya dizi izlerken ileri ya da geri gitmek, hava durumu, maç sonuçları gibi bilgileri ekranda görüntülemek için Siri’ye komut vermek yeterli oluyor. Bununla birlikte, “Siri Reminders” olarak adlandırılan yeni özelliği sayesinde, Siri gerçekleştirdiğiniz işlemleri hafızasına alabilmekte. Yani, bir e-mail ya da notu sonradan hatırlatma için Siri’ye talimat verebiliyorsunuz. Bu hatırlatmaları zamana göre de gerçekleştirmek mümkün.

Apple, Siri’yi çok daha akıllı hale getirmek üzere çalışmalarını sürdürüyor, Ekim ayında gerçekleşen bir satınalma da bunu ispatlar nitelikte. Dünyadaki farklı dillerdeki diyalogları kendi kendi öğrenen ilk API’yi geliştiren Vocal IQ şirketi Apple tarafından satın alındı. Böylece, Siri yakın zamanda insanlarla konuşurken çok daha doğal tepkiler verebilecek.

Google Now:

2012 yılında, tahmini olarak 75 milyon USD’ye geliştirilen Google Now, Android ve iOS işletim sistemlerinde Google Search mobil uygulamasının ya da kişisel bilgisayarlarda Google Chrome web tarayıcısının bir parçası olarak, soruları cevaplamak, tavsiyelerde bulunmak ve belirli aksiyonları gerçekleştirmek için kullanıcılara akıllı asistan desteği sağlamakta.

Kullanıcı tarafından başlatılan sorguları yanıtlamasının yanında, Google Now, kullanıcılara proaktif olarak bilgi sağlaması ile (arama sonuçları, e-mail ve maps datasından da yararlanarak) rakiplerine kıyasla farklılaşmakta. Örneğin, emailinizde yer alan uçuş bilgilerinize ya da takviminizde yer alan bir randevuya erişerek; trafik ve lokasyon durumuna göre, havaalanına gitmek ya da toplatıya yetişmek için ne zaman yola çıkmanız gerektiğini size bildirmekte. Ya da, aramalarınızdan ve girdiğiniz web-sitelerinden tuttuğunuz takımı anlayıp; maç sonuçlarını siz daha sormadan paylaşıyor.

Android 6.0 Marsmallow işletim sistemi ile birlikte Google Now daha da gelişmiş şekilde, artık başka bir uygulama ile birlikte de kullanılabiliyor. Bir örnek vermek gerekirse, bir arkadaşınızla yeni bir vizyon filmine yönelik mesajlaşırken, telefonunuzun “home” tuşuna basarak, Google Now’ın ekrandaki anahtar sözcükleri bulmasını ve bunlarla ilgili aramalar gerçekleştirmesini sağlayabiliyorsunuz. Bu sayede, filmin oyuncuları, hangi sinema salonlarında oynadığı, IMDB puanı, fragmanı gibi bilgilere anında erişim sağlayarak, bileti satın dahi alabiliyorsunuz.

Microsoft Cortana:

Adını Microsoft’un video oyun serisi Halo‘da yer alan bir yapay zeka karakter olan Cortana‘dan alan, Microsoft’un akıllı kişisel asistan uygulaması Cortana, Windows 10, iOS, Android, ve Xbox One‘da kullanılabilmekte. Kullanıcıya yönelik daha fazla bilgi öğrenip, çok daha verimli servis vermeye yönelik kendini sürekli geliştiren Cortana, e-mail gönderip, takvimi düzenlemekten, hatırlatmalar ayarlamaya ve Google Now’ın Google Search ile benzer entegrasyonunu Bing ile gerçekleştirerek sorulan soruları yanıtlamaya kadar geniş bir yelpazede kullanıcılarına destek oluyor.

Cortana, sizin ne dediğinizden emin olmadığı zamanlarda tahminlerde bulunmakla birlikte, müzik tanıma hizmeti de sağlayabiliyor.

Facebook M:

Facebook, Messanger uygulaması içerisinde “M” (uygulama adını James Bond serisindeki asistan Moneypenny’den alıyor) adlı kişisel bir concierge hizmeti sağlayan uygulamasını yakında piyasaya sunmaya hazırlanıyor. Bu uygulama, kullanıcılara satınalma süreçlerinde destek olarak, Facebook’da olmayan tüketicilerin harcamalarına yönelik de bilgi sağlamış olacak. Facebook M’in, kullanıcıların istekleri doğrultusunda alışveriş tavsiyeleri sağlama, istenmesi halinde satın almalar ve rezervasyonlar gerçekleştirme, arkadaşınız için hediye seçenekleri paylaşma ve haftasonuna yönelik tavsiyelerde bulunma gibi özelliklere sahip olması da bekleniyor. 

Amazon Echo:

Kişisel asistanları akıllı telefonları ya da cihazlarını destekleyen bir yazılım çözümü olarak konumlandıran diğer teknoloji şirketlerinin aksine, Amazon ayrı bir cihaz ile bu alandaki rekabeti bir üst seviyeye taşımayı başardı. Mısır’ın Alexandria Governorate bölgesindeki antik İskenderiye Kütüphanesi’ne ithafen “Alexa” komutuyla aktifleşen Echo; Amazon’un IoT (Internet of Things – Nesnelerin Interneti) stratejisinin bir parçası olarak, diğer özelliklerinin yanında, müzik çalma, kitap okuma, alarm olarak kullanılabilme ve Amazon üzerinden istenen ürünleri sipariş verme gibi konularda da müşterilere destek oluyor. Amazon Echo, kullanıcının sesi ile aktif hale gelmekte, yani çalıştırmak için herhangi bir aksiyon almanız gerekmiyor. Her zaman dinleme modunda olduğu için, sesinizi duyduğu anda, gerekli bilgilendirmeyi sağlayabiliyor. Bir diğer avantaj da Amazon Echo’dan destek almak için yakınına gitmeniz gerekmiyor, silindir gövde üzerinde sahip olduğu 7 adet hassas mikrofon ile herhangi bir odada, belirli mesafede (ortamda music olsa bile) normal konuşma tonuyla iletişime geçebiliyorsunuz.

amazon echo

Ses dışında, iOS ve Android uygulamalarıyla da kontrol edilebilen Echo’ya, bilgisayar tarayıcılarından erişebilmek de mümkün. Amazon’un bu yıl sonuna doğru üçüncü parti geliştiricilere de platformunu açması ile çok daha kullanışlı ve akıllı bir cihaz haline geleceği kesin olan Echo, 179,99 USD’den satışa sunulmakta.

Akıllı asistanların kendilerini kanıtlayarak, gerçek anlamda sekreterlerin yerini almaları için işlerini çok daha iyi yapmaları gerekiyor.(Neler yapabilecekleri hakkında bilgi sahibi olmak için bir bilimkurgu filmi olan Her’ün özetine buradan ulaşabilirsiniz.) Bugün itibariyle, akıllı asistanların pek çoğu ses tanıma konusunda halen gelişmeye son derece açık (örneğin, Google Now, söylenen kelimelerin %8’ini yanlış anlıyor. İki yıl önce, bu oran %25’ler seviyesindeydi). Bununla birlikte, akıllı asistanlar, istekler kompleksleştikçe, bunları yerine getirmekte zorlanıyorlar (akıllı asistanına bir uçak rezervasyonu konusunda komut veren bir kişinin karşısına, uçuşun ayarlandığına dair bir bilgilendirme e-mail’inden ziyade, genellikle sayfalar dolusu arama sonucu çıkmakta). Akıllı asistanların daha da iyi çalışması için, kullanıcılarının alışkanlıklarını ve tercihlerini de anlayarak, bunlara yönelik tam anlamıyla kişisel hizmet vermeye başlamaları da gerekiyor. Bunun için teknoloji devleri, cihazlarının bir özelliği olarak konumlandırdıkları akıllı asistanlarını, dünyanın farklı bölgelerindeki insanlardan öğrenen ve bulut tabanlı sistemler ile derinlemesine kişiselleştirilebilir hale getirmek üzere çalışmalarını sürdürmekteler. Bu doğrultuda gelişen “machine learning” ve “big data” uygulamaları ile birlikte deneyimin çok daha iyileşeceği de oldukça net. 

Yakın zamanda akıllı asistanlara olan bağlılığımızı artıracak bir diğer önemli detay da, bu asistanların ödemelerimizi bizim yerimize kolaylıkla gerçekleştirecek olmaları. Teknoloji devlerinin akıllı asistanların yanında yarış içinde oldukları bir diğer alan mobil ödeme çözümleri tüketiciler arasında hızla yaygınlık kazanmakta. Gelişen mobil teknolojiler ile müşterilerin kart bilgilerine bulut tabanlı platformlar vasıtasıyla, kanal bağımsız olarak, güvenli bir şekilde erişebilmesi; ödemelerin tek tuşla, kolayca gerçekleşmesini sağlamakta ve Apple’dan Samsung’a; Google’dan Facebook’a kadar tüm büyük oyuncular, kendi çözümleri ile ödeme alanında da kullanıcılarına çözüm sağlamaktalar. Akıllı asistanların, gereken anlarda, kart bilgilerimize ulaşıp, ödemeleri bizim yerimize gerçekleştirmesi ve ödemenin ardından gerekli bilgilendirmeleri sağlamaları, alışverişte de yeni bir dönemi başlatıyor olacak.

İlk Sen Öğren!

En son gelişmeler, etkinlikler, ürün deneme günleri ve kapsamlı listeler...

Söz veriyoruz, seni rahatsız etmeyeceğiz!