Teknoloji birçok endüstride olduğu gibi profesyonel sporları da doğrudan etkiliyor. Özellikle nesnelerin interneti yani IoT çözümlerinin kullanım alanındaki artışla birlikte spor dünyasında dönüşüm de kaçınılmaz hale geliyor…

Nesnelerin interneti, spor dünyası ve endüstrisi için tüm sektörler ve mesleklerde de olduğu gibi büyük fırsatlar ve yenilikler sunuyor. Özellikle son yıllarda teknolojiyi hem oyunu hem de oyun dışı unsurları geliştirmek amacıyla daha yenilikçi bir bakış açısıyla kullanmaya başlayan spor dünyası da bu fırsatları ve yenilikleri kullanma konusunda henüz başlangıç aşamasında. Oyuncu performansı ve sağlığı, stadyum tecrübesinin taraftarlar için daha interaktif ve konforlu hale gelmesi ve sanal gerçeklik teknolojisinin kullanımıyla salon/stadyum tecrübesinin fiziksel sınırları aşması için somut adımlar atılıyor.

 

Özellikle antrenmanlarda ve maçlar sırasında giyilebilir teknolojilerle veri toplamanın ve aktarmanın kolaylaşmasıyla, nesnelerin internetinin sunduğu imkanlar, ekiplerin performansı ve sporcuların sahada yaşadığı zorlukları ve gelişmeleri çok daha detaylı ve güncel bir şekilde takip edebilmesini sağlıyor. GPS, sensör ve video teknolojileri analitik çözümlerle bir araya getirilerek, hem oyuncuların performansının ölçülmesi ve değerlendirilmesi hem de kullandıkları güç seviyesinin anlaşılarak gerekli önlemlerin alınması ve form seviyelerinin korunması ya da olası sakatlıkların önlenmesi mümkün hale gelmiş durumda.

 

Nesnelerin İnterneti ile Spordaki Dönüşüm

Bilindiği üzere çizgi teknolojileri tenis, futbol, hokey gibi sporlarda hatta yelken yarışlarında rüzgara karşı hangi pozisyonun alınacağı konusunda dahi yardımcı oluyor. Farklı farklı sporlarda saha içi performansı ölçen omuzluklar, gelen darbeleri ölçerek bilgi veren kask sensörleri, teknolojik koruma sağlayan ağızlıklar, oyuncuların sahadaki hareketlerini takip ve analiz eden kameralar, oyuncuların fizyolojik bilgilerini ölçen yapışkan sensörler, spor salonlarında kullanılan giyilebilir performans ve kontrol yelekleri, gol çizgisinin geçilip geçilmediğini haber veren zemin sensörü, doğru kas hareketlerinin yapılıp yapılmadığını haber veren akıllı kumaştan kondisyon giysileri bunların örnekleri. Maçta, yarışmada ya da antrenmanda saniyelerle, hatta saliselerle yaşanan performans ve hazırlığın bu kadar kolaylıkla veriye dönüştürülebilmesi hem sporcuların değerlendirilmesi hem de sağlıklarının ve form durumlarının korunması açısından devrimsel bir nitelik taşıyor. Spor endüstrisi tarihinde ilk kez saha içine dair bu kadar anlık ve nitelikli bilgiye, bu kadar kolay biçimde ulaşabilir durumda. Bu da sadece oyuncuların değil, oyunun değerlendirilmesinde, yalnızca fiziksel değil, işin teknik boyutunun planlanmasında, dolayısıyla organizasyonların takımlarına ilişkin çalışma ve çalıştırma biçimlerinde devrimsel değişiklikler anlamına geliyor. Ayrıca yeni nesil çözümler sayesinde hakem hataları azaltılırken, izleyenlere ve saha kenarındaki ekiplere anlık olarak sağlanan veriler sayesinde daha keyifli anlar yaşatılıyor. Hakemler ve saha kenarındaki ekiplere kameralar ve sensörlerden alınarak analiz edilen verilerin gönderilmesiyle elde edilen değerli bilgiler, tüm spor ekosistemini kökten değiştiriyor.

 

Akıllı Stadyumlar ile Değişen Seyir Deneyimi

Fakat nesnelerin internetinin spor endüstrisine getirdiği yenilikler yalnızca saha içindeki oyuncuları kapsamıyor. Oynanan oyunun, verilen mücadelenin ya da gösterilen performansın en önemli muhatabı konumundaki stattaki ya da salondaki izleyiciler de yeniliklerden faydalanması için adımlar atılan bir başka taraf. Stadyumdaki taraftarın maç için bulunduğu ortamdaki deneyimini daha cazip kılmak isteyen kulüpler, nesnelerin internetinin getirdiği imkanlardan faydalanmak için çalışıyor. İlk plan taraftar ihtiyaçlarına direkt ve kolay çözümler sunacak akıllı stadyumlar. Maç günü bir stadyum ya da salon izleyicisi için önemli sorunlar olan araç parkı, tuvalet ya da yiyecek sırası gibi ihtiyaçlarla karşılaşmanın izleneceği koltuğun daha gelişmiş bir araç haline gelmesi ve sunulacak özel teklifler, gündemin ilk sırasında yer alan konular. Şimdiden taraftarların kendi koltuklarını bulmalarını, yiyecek alanına kolaylıkla ulaşmalarını ve koltuklarına kolaylıkla sipariş vermelerini, hatta o siparişlerin durumunu kolaylıkla öğrenmelerini sağlayan akıllı ışıkların kullanımına başlanmış durumda. Sensörler, kameralar, dijital işaretlerin kablolu ve kablosuz ağlarla birbirine bağlı olduğu sistem böylece boş park alanları, sıraların uzunluğu, hatta sunulan bir yiyeceğin kalan miktarına kadar isabetli ve güncel bilgiyi sunabiliyor. Bütün bu operasyonlara ilişkin verilerin bir araya getirilmesi yoluyla her biri için kullanılan enerji miktarının optimizasyonu da mümkün hale geliyor.

 

Artık Her Ev Bir Stadyuma Dönüşebilir!

Nesnelerin internetinin sunduğu imkanlar yalnızca stadyumların ya da spor salonlarının fiziksel ve teknolojik şartlarının geliştirilmesinden ibaret de değil. Yeni teknoloji teknik ve dijital olarak şartların yeterli olduğu her yeri bir stadyuma, bir spor salonuna dönüştürmeyi, canlı maç tecrübesini dünyanın dört bir yanındaki herkesin evine getirmeyi vaat ediyor. Planlanan bu büyük devrim için somut adımlar da atılmış durumda. NBA şimdiden gelecekte Amerika’nın güneybatı kıyılarında oynanan bir final maçını Uzak Doğu’nun ortasında bir eve canlı maç deneyimiyle getirmek için çalışıyor. Planlanan teknolojide yalnızca maç değil, karşılaşma öncesinde yapılan antrenmanlardan kenardaki antrenörlere ve tribünlere bütün bir salonun bir sporsevere gerçek olarak sunduğu salon deneyiminin sanal olarak eve taşınması amaçlanıyor ama biraz daha geliştirilmiş haliyle.

Kolektif Tecrübe de İşin Bir Parçası Olacak

Sanal ve artırılmış gerçeklik teknolojileri yoluyla da, binlerce kilometre ötedeki salonun eve taşınmasının ötesinde, canlı maç izleme deneyimine teknolojik dokunuşlarla izleyicinin yalnızca saha içindeki aksiyonlara ve gelişmelere tanık olmakla sınırlı kalmasının da önüne geçilmesi planlanıyor. Evinin ortasında hayran olduğu büyük basketbolcudan birkaç adım ötede maçı izleyen biri için akıllı telefona sığacak bir teknolojinin yardımıyla oyuncuların hobilerini o an tek bir hareketle öğrenmek veya her bir oyuncunun üzerinde istatistiklerini görmenin sıradan bir imkan haline gelmesi öngörülüyor. Yapılan muhteşem bir hareketten ya da büyük bir hatadan sonra sosyal medyada yaşanan hayranlık ya da şaşkınlık fırtınasına izleyicilerin olayla aynı anda tanıklık etmesi amaçlanıyor. Kısacası sadece maç izleme tecrübesinin değil, tanık olunan büyük anların paylaşıldığı kolektif tecrübenin de sanal gerçekliğin bir parçası olması, sanal boyutta mümkün olan en yakın noktadan tecrübe edilen anlara ilişkin etkileşimin kısıtlanmaması hedefleniyor. Sanal gerçekliğin kullanımı konusunda adımlar çoktan atılmış durumda, büyük planın sonraki adımları ve dünyada bunu isteyen her insanı o salonun tam ortasına taşıma hedefi için çalışmalar sürüyor.

Yukarıda genel hatlarıyla nesnelerin interneti ve sanal gerçekliğin nesnelerin interneti ile olan bağının, sporda yarattığı değişim ve dönüşümden bahsettik. Bu değişim ve dönüşümde sektörün lokomotif firmalarının rolü elbette ki çok büyük. Birçok öncü teknoloji firması spor alanında nesnelerin interneti teknolojisi geliştiriyor. Gelin şimdi de bu konudaki birkaç örneği inceleyelim:

Aşağıda izleyeceğiniz üç videoda, bu firmaların çeşitli spor dallarında gerçekleştirdiği dönüşüme  güzel örnekler bulacaksınız.

 

 

Intel, nesnelerin interneti ve giyilebilir teknolojiler konusundaki öncü teknoloji firmalarından biri. Futbol takımları, Intel teknolojisi kullanan giyilebilir teknolojiler, sensörler ve kameralarla tonlarca veri elde edebiliyor. Bu veriler ışığında büyük resmi gören takım yöneticileri futbol heyecanını katlayan yeni taktikler geliştiriyorlar. Günümüzde futbolcuların tekmeliklerine, formalarına ve futbol toplarına takılan Intel teknolojili sensörlerle maç başına 60 milyondan fazla pozisyon verisi elde edilebiliyor. Bu verilerin içinde oyuncuların hız ortalaması, topa hakim olma yüzdeleri, davranışsal eğilimleri ve çok daha fazlası yer alıyor. Intel teknolojisiyle akıllı hale getirilen futbol ekosisteminde depolanan bu kayıtlara gerçek zamanlı veri analizi uygulanarak futbolcular için özel hazırlanmış antrenman programları hazırlanıyor. Bu sayede sporcunun zayıf ve güçlü yönleri belirlenerek sakatlanma riski en aza indiriliyor, futbolcunun en fazla performans alacağı antrenman planlanabiliyor.

 

Dell EMC de futbol ve motor sporlarına sunduğu çözümlerle nesnelerin interneti konusunda öne çıkıyor. Avrupa Futbol Şampiyonası 2016’da da kullanılan çizgi teknolojilerinin bir benzeri Brezilya’da düzenlenen Dünya Kupası 2014’te kullanılmıştı. Dünya kupasındaki statlara aralarında çatının da bulunduğu birçok alana yerleştirilen 14 kamera topun pozisyonunun 3 boyutlu şekilde belirlenmesine olanak tanıdı. Kameralardan elde edilen veriler Dell sunucularına gönderildi. Saniyeden kısa bir süre içerisinde ise topun çizgiyi geçip geçmediği titreşim ve sinyallerle hakemlerin kolundaki saatlere gönderildi. Böylece hakemler hiçbir tereddüt yaşamadan doğru kararı verme şansı yakaladı. Aynı teknoloji 2015-2016 sezonunda Fransa Futbol Ligi’nde (Ligue 1) kullanıldı. Benzer teknolojiler otomobil yarışlarında da kullanılıyor. ABD’de RCR Racing de IoT’den elde edilen verileri avantaja dönüştürmüştü. Örneğin otomobilin tekerleklerine yerleştirilen sensörler yardımıyla RCR takımı adına yarışan sürücünün başarısı diğer otomobillerle kıyaslanabildi. Bunun yanı sıra otomobilin bilgisayarda modellemesini yapan RCR ekibi, otomobilin her pit stop sırasında veriyi alarak Dell Edge Gateway 5000 serisine gönderdi. Ardından Dell Statistica analitik platformu üzerinde işlenen veri, takıma gerçek zamanlı olarak motor ve otomobil hakkında detaylı bilgiler verdi. İlerleyen dönemde de özellikle giyilebilir teknolojiler yardımıyla daha fazla teknolojinin sporda doğallığı bozmadan yer alması bekleniyor. Bu sayede daha az hata ile adil bir oyun fırsatı yakalanması mümkün.

 

Dünyanın her yerinde hız tutkunlarına unutulmayacak deneyimler yaşatan motor sporlarında yarışlar pilotların saliselik reaksiyonlarına bağlı olarak sonuçlanıyor. Bir yarıştan sonra mühendisler, bir sonraki yarış için yarış stratejilerini ayarlamak amacıyla araçtan zamanlama ve yakıt akışı gibi verileri topluyor. Ancak günümüzde bu spor, pilotların her an bağlantıda olduğu, ciddi ölçüde veri odaklı bir hale geldi. Artık yarış ekipleri, yakıt tasarrufu sağlamanın yolları gibi yarışın kazanılmasına katkıda bulunabilecek tüm kritik unsurları gerçek zamanlı olarak yarış stratejilerini uyarlamak için çok hızlı akan araç ve pilot verilerini analiz edebiliyor.

 

IBM Honda

IBM, Watson Nesnelerin İnterneti teknolojisi ile Honda’nın Formula 1 pilotları için gerçek zamanlı yarış kararları almasını sağlıyor. Honda, IBM Watson Internet of Things teknolojisini kullanarak Formula 1 otomobillerinde 160’ın üzerinde sensörden verileri izleyip ve analiz ettiğini duyurmuştu. Pilotlar ve ekipler bu teknoloji sayesinde performansı sorunsuz hale getirmeye ve yakıt verimliliğini artırmaya yardımcı olmak için verileri ve analitiği gerçek zamanlı olarak uygulayabiliyor. Yarışların kazanılmasında kritik bir unsur haline gelen gerçek zamanlı analitiğin ve verilerin gücüyle otomobillerin ve pilotların performansı, dünyanın her yerinde F1 tutkunlarının heyecanına heyecan katıyor.

Nesnelerin interneti, spor endüstrisiyle olan henüz yeni ilişkisinde şimdiden büyük değişikliklere ve bazı açılardan devrimlere imza atmış durumda. Ama çok daha büyük ve köklü dönüşümler kapıda bekliyor.

Kaynak: https://blog.dell.com

https://www.delltechnologies.com

https://www.iothub.com.au

https://medium.com

Görsel kaynak: ThinkstockPhotos