Yeni teknolojiler alanında çalışan şirketlerle ve kişilerle yaptığımız “Made In Turkey” adlı röportaj serimize devam ediyoruz. Bu sefer ki röportaj konuğumuz Yakın Doğu Üniversitesi Bilgisayar Enformatik bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Doğan İbrahim.

Prof. Dr. İbrahim 1975 yılında İngiltere’nin Salford Üniversitesi’nin Elektronik Mühendisliği lisans bölümünü birincilikle (First Class Honours) bitirdi. 1977 yılında Manchester Üniversitesi’nin Otomatik Kontrol bölümünden master diploması aldı ve daha sonra Londra City Üniversitesi Elektrik Mühendisliği bölümü, Sinyal İşleme dalında doktora diploması aldı.

Prof. Dr. İbrahim mezun olduktan sonra İngiltere’de çeşitli kuruluşlarda çalıştı. İlk olarak kısa bir süre üniversite öğretmenliği yaptı. Daha sonra endüstriye atılarak Londra General Electric Company (GEC) araştırma merkezlerinde araştırmacı mühendis olarak 4 yıl çalıştı. Computer Analist (CAP) elektronik firmasında ise 2 yıl çalıştıktan sonra Londra belediyesi trafik sinyalizasyon bölümüne üst kademe araştırmacı ve mühendis olarak atandı. Burada bilgisayar destekli trafik kontrolü ve otomasyon konusunda birçok bilgisayar sistemleri ve programları geliştirdi.

Prof. Dr. İbrahim kurulduğu günden beri Yakın Doğu Üniversitesi’nde çalışmaktadır. Önceleri Bilgisayar Mühendisliği bölümünü kurdu ve bu bölümde bölüm başkanı olarak uzun yıllar çalıştıktan sonra yine mühendislik fakültesi bünyesinde Biyomedikal Mühendisliği bölümünün kurucularından olup 4 yıl bölüm başkanlığı yapmıştır. Halen Bilgisayar Enformatik bölümünde öğretim görevlisi olarak görevini yürütmektedir.

Wiley, Butterworth ve Newnes gibi dünyaca bilinen yayınevleri tarafından basılmış 70’den fazla teknik kitabı ve 250’nin üzerinde teknik makalesi bulunan Prof. Dr. Doğan İbrahim’in “Internet of Things” isimli teknik kitabı geçtiğimiz Ekim ayında Hollanda’nın Elektor yayınevi tarafından İngilizce olarak yayınlandı.

258 sayfalık kitabın içeriğinde IoT sistemlerine giriş, IoT mimarileri, sensörler ve işleticiler, IoT geliştirme kitleri, mikrokontrolör temelli sistemlerde bluetooth ve wi-fi teknolojileri gibi konular yer alıyor. Kitabı elektor.com veya Amazon üzerinden satın alabilirsiniz. Ayrıca Prof. Dr. Doğan İbrahim’in tüm kitaplarının listesine ve içeriklerine Amazon’dan ulaşabilirsiniz.

Biz de Prof. Dr. Doğan İbrahim’e nesnelerin interneti hakkında bazı sorular yönelttik.

– Nesnelerin interneti teknolojisi sektörleri ve hayatımızı nasıl etkileyecek?

Nesnelerin interneti günümüzde oldukça sık duyduğumuz ve ileride daha yakından tanıyacağımız ve daha sık duyacağımız bir kavram. Kısacası, akıllı bir ağ sistemi olan nesnelerin interneti sayesinde çeşitli elektronik haberleşme cihazları birbirleri ile iletişim kurup hayatımızı kolaylaştırıyorlar. Bu ağ sisteminde elektronik cihazlar, sensörler, mikroişlemciler, ve bunları bağlayan elektronik haberleşme sistemleri mevcuttur. Nesnelerin interneti kavramında cihazların internete bağlanması şart değildir. RFID (radyo frekansı ile tanımlama), Bluetooth, ZigBee ve benzeri diğer ağ ve haberleşme teknolojileri de kullanılabilir.

Son zamanlarda yapılan istatistiklere göre halen internete 10 milyar üzerinde cihaz bağlıdır ve bu miktarın 2020 yılında 100 milyarı aşacağı tahmin edilmektedir. Nesnelerin interneti teknolojisi çok yakın bir zamanda şüphesiz elektronik sektörünü, özellikle bilgisayar sektörünü ve genel olarak günlük yaşamımızı son derece etkileyecektir. Evimizde, ofislerde, fabrikalarda, okullarda ve daha birçok alanlarda kullanılmak için elektronik cihaz üreten firmalar bu yeni teknolojiyi benimseyip nesnelerin interneti ile uyumlu akıllı cihazlar üreteceklerdir. En basit örneği, normal çaydanlık üreten bir firma model değiştirip akıllı çaydanlık üretmeye başlayacaktır. Evimizde yataktan kalktığımız anda perdemiz açılacak, banyomuz ısınacak, yumurtamız kaynamaya başlayacak, müzik sistemimiz açılıp sabahleyin beğendiğimiz bir müziği çalacak ve daha bunun gibi birçok akıllı sistemler günlük yaşantımızdan öğrendiği şekilde hayatımızı kolaylaştıracaktır.

– Nesnelerin interneti çağında milyarlarca nesnenin birbirleriyle haberleşmesi sonucunda muazzam büyüklükte bir veri ortaya çıkacağı öngörülüyor. Ortaya çıkan bu verilerin gizliliği ve güvenliği konusunda da birtakım endişeler var. Sizce bu öngörülen güvenlik sorunları nesnelerin internetinin gelişimini nasıl etkiler?

Bilgisayar çağında veri gizliliği ve veri güvenliği hemen her alanda mevcuttur. Bu konuda çok çalışmalar yapılmasına rağmen halen veri güvenliği konusu tam olarak çözülmüş değildir. Örneğin; şifre kırıcı programlar sayesinde internete bağlanmış olan herhangi bir cihaza ulaşıp cihazın çalışmasını etkilemek oldukça kolaydır. Nesnelerin interneti sistemlerinde güvenlik konusu üzerine çok çalışmalar yapılmış fakat sistemin uzaktan erişilebilir olmasından dolayı tam manasıyla güvenilir bir protokol veya algoritma kurulamamıştır. Örneğin; fabrikanızda çalışan nesnelerin internetine uyumlu akıllı bir sisteme istemediğiniz şahıslar tarafından erişildiğini düşünürsek güvenlik konusunun ne kadar önemli olduğunu anlarız. Veya kötü niyetli kişilerin mutfak eşyalarımızı bizden habersiz zamansız çalıştırmasının ne kadar çok zararları olacağı şüphesizdir. Yapılan bir çalışmaya göre, Amerikan halkının %69’u veri güvenliği ile ilgili olan endişelerini dile getirmişlerdir. Nesnelerin interneti uygulamaları genişledikçe bu sistemlere yapılacak olan siber atakların da buna paralel olarak artacağı şüphesizdir. Şu an nesnelerin internetinin gelişiminin yavaş olmasının esas sebebi de bu risk faktörleridir.

– Nesnelerin interneti teknolojisinin en büyük farkı hangi alanda yaratacağını düşünüyorsunuz?

Nesnelerin interneti hemen her alanda gelişim göstermektedir. Bu alanda en büyük uygulama alanlarının günlük hayatımızda, örneğin evlerimizde olacağı şüphesizdir. Akıllı ev diye tanımlayabileceğimiz bu sektörün 2019 yılında 490 milyar dolarlık büyük bir piyasa haline gelmesi beklenmektedir. Bu sektörden sonra akıllı çevre, akıllı şehir, akıllı fabrika, akıllı hastane, akıllı taşımacılık, akıllı ofis gibi çeşitli sektörel uygulamalar olacağı beklenmektedir. Bazı tahminlere göre nesnelerin interneti piyasası bilgisayar, tablet, ve cep telefonlarının toplamından fazla ürün satacaktır.

– Siz de bu yeni alanı endüstri 4.0 olarak tanımlıyor musunuz?

Endüstri 4.0’ın (veya 4. Endüstri Devrimi) esas amacı sanayiyi tamamen bilgisayarlaştırmaktır. Burada birinci sanayi su ve buhar gücü ile çalışan mekanik sistemler üzerine kurulmuştu. İkinci sanayide elektrik enerjsini görmekteyiz. Bunu takip eden üçüncü sanayide ise mikro çip ve sayısal bilgisayar sistemleri yer almaktadır. Dördüncü sanayiyi nesnelerin interneti olarak tanımlamak mümkündür. Endüstri 4.0 yeni bir süreç olmayıp uzun yıllardır yaşantımız ve gerekçelerimizle birlikte gelişmektedir. Birkaç yıl önce başlayan bu devrimin önümüzdeki 10 yıl içerisinde çok şekillenip bütün yaşamımızı kontrolü altına alacağına kesin gözü ile bakılmalıdır.

– Nesnelerin interneti alanında takip edilmesini önerdiğiniz kişiler ve firmalar nelerdir?

Halen nesnelerin interneti donanım ve yazılımı alanlarında yatırım yapan birçok firma bulunmaktadır. Bu alanda ürün geliştirmiş olan çok firma olup burada listelemek mümkün değildir. İlgilenen kişiler Google’dan tarayarak firmalar ve ürünleri hakkında geniş bilgiye sahip olabilirler.

– Nesnelerin interneti sektörünün Türkiye’deki geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Nesnelerin interneti konusunda sistem geliştirmek için elektronik ve bilgisayar destekli donanım ve yazılım son derece önemli. Türkiye halen yazılım konusunda oldukça başarılı bir konumdadır. Türkiye’de halen mikrokontrolör tipi mikroçip üretimi yapılmıyor fakat mevcut mikrokontrolör çipleri çeşitli alanlarda başarı ile kullanılmaktadırlar. Bu nedenle, Türkiye’de nesnelerin interneti ile uyumlu akıllı sistem geliştirmenin bir sorun olmayacağını düşünüyorum. Endüstri 4.0’ı yakalamak için üniversitelerimizin bilgisayar eğitimi veren bölümlerine çok büyük görev düşmektedir. Bunun yanında nesnelerin interneti konularında tanıtıcı ve ileri teknik yayınlara hızla önem verilmelidir.

– Türkiye’den bu alanda bir başarı hikayesi çıkması için nasıl bir yol izlenmeli?

Yukarıda da bahsettiğim gibi, nesnelerin interneti alanında donanım ve yazılım geliştirmek ve bu alanda rekabet yapabilmek için bilgisayar eğitimi veren bütün üniversitelerimizin ve teknik okullarımızın bu konuda ivedilikle teorik ve pratik ders açmaları gerekmektedir. Bununla birlikte üretim, otomasyon ve Ar-Ge alanlarında yatırımlar hızla artırılmalı ve Türkiye’nin üretken, yaratıcı ve teknolojiye yatkın bir nesil geliştirmesi gerekmektedir. Ayrıca, nesnelerin interneti kavramının günlük yaşantımıza yansıması ve gazete, teknik makale ve kitaplarla desteklenmesi kaçınılmazdır. Aksi halde endüstri 4.0’ı yakalamamız mümkün olmayacak ve treni kaçıracağız.

– Nesnelerin interneti üzerine gerçekleştirmeyi planladığınız proje fikriniz var mı?

Halen “Internet of Things” isimli teknik kitabımda nesnelerin interneti üzerine çeşitli projelerim bulunmaktadır.

Kendisine tekrar bu değerli röportaj için teşekkür ediyoruz.