Çevremizdeki hemen her şey hızla internete bağlanıyor – arabalarımız, mutfak eşyalarımız, kapı kilitlerimiz, nakliyede kullanılan konteynırlar, otobüs durakları, uçak motorları ve çok daha fazlası… Tüm bu nesnelerin internete bağlanması ile bugüne kadar gerçekleşmeyen miktarda data toplanarak analiz edilebilmekte; böylelikle de pek çok işlem otomatik bir hale gelmekte. Örneğin, Amazon’un Amerika’da hayata geçirdiği “dash button” adındaki tek tuşla sipariş uygulaması, çamaşır makinanızın üzerindeki butona dokunarak, biten deterjanı kolayca sipariş etmenizi ve ödemenin de daha önce paylaştığınız karttan yapılmasına olanak sağlıyor. Amazon’un geçtiğimiz yıl Samsung ve GE ile gerçekleştirdiği çalışmalar ve açıklamaları, bir sonraki adım olarak bu servisi, Internete bağlı cihazlar için bir özellik haline getirmeyi hedeflediğini gösteriyor. “Dash Replenishment Service” olarak adlandırılan uygulama ile internete bağlı ürünler, çalışmaları için ihtiyaç duydukları malzemeleri, bittikleri anda Amazon’dan otomatik olarak sipariş verebilmekte. Örneğin, kartuşu ya da kağıdı azalan yazıcı bu ürünleri; kahve makinası filtre kahve siparişini otomatik olarak, kendiliğinden veriyor…

Amazon Dash Button:

Amazon Dash Repenishment:

Nesnelerin Interneti (Internet of Things – IoT) uygulamalarının, şirketlerin, hükümetlerin ve müşterilerin iş yapış şekillerini kökten değiştirerek, yeni pek çok fırsatı da ortaya çıkarıyor. Bu hafta, hızla artan IoT uygulamaları doğrultusunda, IoT’ye yönelik öne çıkan tahminleri analiz etmek istedim.

  • Cisco’ya göre IoT, Internet’in büyüme hızına benzer bir biçimde artış gösterecek. İşletmeler öncelikle kurumsal IoT uygulamalarını hayata geçirecekler, ardından müşterilere yönelik uygulamalar artış gösterecek. Deloitte, 2015’de alınan IoT cihazların %60’ının kurumsal kullanıma yönelik olduğunu belirtmekte.
  • AT&T şimdiden 6 milyona yakın aracı internete bağlamış durumda. 2025’e kadar dünya genelinde, bağlantılı (connected) araç sayısının 250 milyona ulaşması bekleniyor. Araçların bağlantılı hale gelmesi, yazılım güncellemeleri, araca yönelik anlık bilgilendirme/uyarı sistemleri ve sürücüsüz araç uygulamalarına yönelik pek çok yeni fırsat yaratıyor olacak. Kendi kendine sürüş gerçekleştirebilen araç pazarının 2025’de 42$ milyarı bulması bekleniyor.

Volvo Self Driving Car:

  • Cisco’ya göre 2020’ye kadar 50 milyar IoT cihaz olacak, ancak Gartner’ın tahminleri bu sayının yarısı doğrultusunda, yani 25 milyar IoT cihaz olacağını öngörüyor. Yine de, geçen yıl 4,9 milyar olan bağlantılı cihaz adeti düşünüldüğünde, artışın oldukça büyük boyutta olacağı aşikar.
  • IoT artışını tetikleyen unsurlardan biri de akıllı şehirlere yönelik çalışmalar olacak. Bugün itibariyle dünya nüfusunun yarısı şehirlerde yaşamakta. Şehirlerdeki nüfusun artması ile bölgesel yönetimler trafiği, su ve kanalizasyon sistemlerini yönetecek, suçları takip edip, enerji tasarrufu sağlayacak yöntemler arayışında. 2015 yılında, akıllı şehir planlamaları kapsamında 1,1 milyar nesne internete bağlandı ve bu yıl bu sayının 2,6 milyara çıkması bekleniyor.
  • Pek çoğumuz, daha önce bağlantılı olmayan nesnelerin, bugün itibariyle neden hızla internete bağlandığını sorgulasak da Cisco’ya göre yakında, neden bu cihazların daha önce internete bağlanmadığını sorgulamaya başlayacağız. IoT günlük hayatımıza o kadar yayılıp, hayatlarımızın birer parçası olacak ki bu nesnelere adaptasyonumuz ve kullanımımız hızla artacak.
  • Gartner’a göre bağlantılı mutfaklarda önemli bir artış olacak. Araştırma firmasına göre önümüzdeki dört yıl içerisinde gıda sanayinde %15’lik bir maliyet avantajı gözlenecek. Bu durum, temel olarak, şirketlerin stok takip etmek ve otomatik sipariş oluşturmak için sensörleri kullanmalarından kaynaklanacak.
  • Tüketici odaklı IoT uygulamalarına baktığımızda akıllı saatlerin ve diğer giyilebilir teknolojilerin öne çıktığı anlaşılmakta. 2015’de dünya genelinde 80 milyon giyilebilir cihaz dağıtıldı. IDC’ye göre, bu sayı 2019’da 214 milyona yükselecek. Apple Watch giyilebilir teknolojiler açısından sürükleyici baskın tasarımı (dominant design) temsil etmekte ve şu anda akıllı saat pazarının %74’ünü ele geçirmiş durumda.

Apple Watch:

  • İlerleyen dönemde, akıllı evler IoT uygulamalarının artan bir bölümünü oluşturacak. Bu alanda pek çok firma farklı çözümlerle ve büyük yatırımlarla yer kapma yarışına başladılar. Örneğin, Amazon’un, Echo adını verdiği ürün, diğer özelliklerinin yanında, müzik çalma, kitap okuma, alarm olarak kullanılabilme ve Amazon üzerinden istenen ürünleri sipariş verme gibi konularda da müşterilere destek oluyor.

IoT gösterdiği gelişme ve uygulamaların yaygınlığı ile gelip geçici bir teknoloji olmadığını çoktan kanıtlamış durumda. IoT’nin günlük hayatımıza olası etkisi ve hangi uygulamaların diğerlerine kıyasla öne çıkacağına yönelik tahminlerde bulunmamız hala oldukça zor olmakla birlikte, pek çok hükümet kuruluşu ve şirket, IoT’yi müşterilerin kullanımına sunmak adına çalışmalarını sürdürmekteler ve bu yönde oldukça sağlam adımlar atmaktalar.

Görsel Kaynak: engadget.com