Sanal gerçeklik teknolojisi denince akla gelen ilk alanlardan biri oyun. Steam ve Playstation platformlarında bu alana yönelik çalışmaların sürekli arttığını görüyoruz. Peki sanal gerçeklik teknolojisi sadece oyun sektörüne mi hitap ediyor?

Tabii ki hayır! :)

Sanal gerçeklikte oyuna karşı duran, odağını da eğitime ve empatiye vermiş bir sanal sanatlar ajansı olan Modern Innova‘nın kurucusu Kerem Gençler ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

– Modern Innova’yı yakından tanıyabilir miyiz?

Biz 2011’den beri dünya genelinde çıkan teknolojileri ülkemizin kullanım alışkanlıklarına adapte eden bir pazarlama ajansıyız. Birlikte çalıştığımız markaların kendi müşterileri veya çalışanlarına farklı deneyimler sunmaları için yeni ve orijinal fikirler geliştiriyoruz. Bir projenin fikir aşamasından teslimine kadar tüm süreçlerini içeride çözebilen bir ekibimiz var. Bizimle birlikte çalışan hayranlık duyduğumuz yazılımcı ve tasarımcı arkadaşlarımızı seçerken beklentimiz o kişinin öğrenme ve kendini geliştirme azmi oluyor. Bütün programlama dilleri öğrenilir yalnız liderlik azmi bizim ekibimizden beklediğimiz. Sonuçta yepyeni bir alanın öncüleriyiz. Yarın bizim çalışanlarımızın anlatacak bir sürü hikayesi olacak. İçeride bir tür ilk reklamcıların pistole dönemini yaşıyoruz. Düşünsenize bir sanal gerçeklik çağı başladı. Bununla ilgili bir sürü filmler yapılıyor. Bir sürü gelecek yaşam şekilleri kurgulanıyor. Bunları gerçeğe çevirecek olan bizleriz. Evet Modern Innova için bir Sanal Gerçeklik Ajansı demek doğru olur. Bugün için yeni bir kavram. Çıtayı biraz daha yükseltip, sanal sanatlar diyoruz yaptığımız işe. Yani hayatta gördüğümüz her tek disiplini birbirinden ayrı ya da bütün olarak sanallaştırıp, insanların buradan kendilerine yeni tecrübeler katmalarını sağlıyoruz.

– Modern Innova’nın en çok ilgi çeken projeleri nelerdir?

Biz projelerimizi birbirleriyle savaştırmıyoruz 😊 diye çok jenerik bir cevabı var. Ama nasıl projelerin faydalı modellere dönüştüğünü izlemek bizim ilgimizi çekiyor. İlk bu işe başladığımızda empati simülasyonları çok önemliydi. Sanal gerçeklik insanların gerçek hayatta yapamadıklarını yapabilme özgürlüğü. Mesela bizim ülkemizde kimse yasal olarak Sincap Uçuşu ( Wingsuit ) yapamayacak. Bizim ofiste yapabiliyoruz. İnsanlar gözlüğü çıkardıklarında kendilerini bu uçuşu gerçekleştirmiş hissediyorlarsa işte bu başarılı bir empati simülasyonudur. Sonraları karakter ve ürün lansmanları yapmaya başladık. Yüzlerce kişi kafalarına gözlüğü geçirip, bekledikleri ürünü o içerikle beraber boyutlarıyla görüyorlar. İlk televizyon reklamları geliyor akla. Sonraki dönemlerde ise bu gözlüğü kullanarak kişilerin ergonomik alışkanlıklarını değiştirmeye başladık. Bir ilaç firmamızla birlikte doktorları eğittik mesela. Bu şekilde doktorların ilaçları doğru servis etmelerini sağladık. Dediğim gibi ilgi çeken, projelerin ne olduğundan çok projelerin dönemleri. Her geçen gün daha çok hayatın içine katıyoruz sanal gerçekliği.

– Modern Innova olarak sanal gerçeklik alanında ürün bazlı çalışmalar düşünüyor musunuz?

Sanal gerçeklikte oyuna karşı duruyoruz. En azından şimdilik sanal geçeklik sektörünün gelişmesi için karşı durmak zorundayız. Sektöre dair ürünleştirme çalışmalarımız var. Fakat daha buna kullanım alışkanlığı olarak hazır değiliz. İlk Arttırılmış Gerçeklik sunumumu 2008 yılında yapmıştım. Kimseye bir şey ifade etmiyordu. Bu bir hayal kırıklığıydı. Bugün ise arttırılmış gerçeklik her yerde var. Ürünleştirmeler teknolojinin gelişmesiyle birlikte daha fazla olacaktır. Bizi çok heyecanlandıran ürünümüz mesela şu an Facebook Space’in bir Türk edisyonunu çıkartıyoruz. İnsanlar birbirlerine kilometrelerce uzaktayken rol yaparak, mimiklerini kullanarak, sunumlarını paylaşarak ve seslerini yükselterek sunum yapabilecekler. Sanal toplantı performansı diye bir tanım girecek hayatımıza sonra. Teknoloji geliştikçe ihtiyaçlar ve buna paralel olarak ürünleştirmeler artacaktır.

– Sanal gerçeklik teknolojisi oyun dışında hangi alanlarda hayatımızda olacak?

Sanal gerçekliği tamamen oyunun dışında görüyoruz. Belki zaman içinde oyunlaştırma kelimesinin kullanılmasına sıcak bakabiliriz😊 Eğitim şart. Mümmessilleri eğittik, doktorları eğittik yetmedi hastaları eğittik. Sigorta danışmanlarını eğitiyoruz. İnsanları iş güvenliği alanında eğittik. Deprem tırının yerine sanal gerçeklik gözlüğü gezdirdik. Turistlik bölgeleri gezdirdik. Kişilere memleketlerini gezdirdik. Toplantı mekanına uzak olan kişileri canlı yayınlarla toplantıya dahil ettik. Lansmanlar, şovlar yaptık. Büyük dev perdeler, Video mappingler yerine bir seferde yüzlerce kişiye gözlük takıp, senkron bir şekilde şovlar izlettik. Pazarlamacılara içerik verdik. Müşterilerin datalarını topladık. Doğru ürün sunmalarını sağladık. Yetmedi onların toplantı performanslarını ölçtük. Çevrimiçi olduk. Eş zamanlı toplantı gammazlaması yaptık. Bir televizyon kanalıyla bir uygulama geliştirdik. İnsanlara sanal gerçeklik gözlüğü içinden televizyon seyrettirdik. Sonra benzer platformları kemoterapi gören hastaların o sırada sıkılmamaları için kullandık. Restorasyon çalışmalarının son hallerini gösterdik. Daha temeli atılmamış binaların hane içi yaşamlarını yaşattık.

– Günlük hayatımızda yer alabilmesi için sizce neler gerçekleşmeli?

Daha güçlü mobil işlemciler ve internet bağlantısı olmalı. Bir de insan, öğretmen harcama psikolojilerinden biraz uzaklaşmalı. Ön yargıya karşıyız.

– Sanal gerçeklik üzerine çalışmak isteyenlere ne tarz tavsiyelerde bulunursunuz?

Sanal gerçeklik hayatın ta kendisi. Hayatta olan her şey zaman içinde sanal gerçeklik kültürüne adapte olup, karma gerçekliğinde gelişmesiyle birbirlerine senkron olacaklardır. Her türlü programın ve yazılımın öğrenilebileceğini düşünüyorum. Önemli olan ihtiyaç olan içeriği sunabilmek. İçerik tasarlayabilmek için ise çok iyi bir izleyici olmak lazım.

Modern Innova ekibine keyifli röportaj için teşekkür ediyoruz ve başarılarının devamını diliyoruz.

 

İlk Sen Öğren!

En son gelişmeler, etkinlikler, ürün deneme günleri ve kapsamlı listeler...

Söz veriyoruz, seni rahatsız etmeyeceğiz!