Günümüzün en popüler konularından biri hiç kuşkusuz giyilebilir teknolojiler. Her hafta giyilebilir teknolojiler üzerine geliştirilen ürün haberleri ile karşılaşmamız dışında, Kickstarter ve Indiegogo gibi fon toplama sitelerine göz attığınızda da mutlaka bir giyilebilir teknoloji projesine denk geliniyor. Küçük çaplı firmaların dışında Google, Apple, Intel ve Samsung gibi teknoloji devleri de giyilebilir teknolojiler üzerine kıyasıya bir rekabete girip, önümüzdeki senelerde en çok tercih edilen marka olmak için şimdiden yarışıyorlar. Peki bu giyilebilir teknolojiler gerçekten hayatımızda büyük bir etki yaratacak mı yoksa gelip geçici bir trend mi?

Akıllı gözlükler, akıllı bileklikler, akıllı saatler, akıllı t-shirtler ve nice akıllı ürünler… Üzerinizde bulunan her ürünün akıllı olacağını, sizinle ilgili veri toplayacağını ve bu verileri uygulamaları sayesinde size aktardığını artık herkes biliyor; ve bazıların için bu korkutucu olabiliyor. Google Glass kullanımı sırasında edindiğim deneyimlerden şunu söyleyebilirim ki, bu ürünleri gelecekte sıklıkla kullanacağı düşünülen ve millennials olarak adlandırılan 2000’li yıllarda doğanlar bunu ürkütücü değil, heyecan verici olarak buluyorlar. Ürünü denediklerinde yüzlerinde oluşan ifadeyi ve tablet kullanımından sıkıldıklarını belirten tavırları tarif etmem zor.

Giyilebilir teknoloji denince akla ilk gelen ürünlerden biri tabii ki Google’ın akıllı gözlüğü Google Glass. Davetiye yoluyla 8.000 kişiye verilen ve tüm dünyada büyük sükse yaratan ürünün Explorer programı yakın zamanda kapanmasına rağmen, ürünün önümüzdeki dönem içerisinde farklı bir modelle tekrardan satışa sunulması bekleniyor. 

Akıllı bileklik pazarıysa rekabetin en bol olduğu alan. Samsung, Jawbone, Nike ve Fitbit’in ürünlerinin yer aldığı pazarda tasarımları dışında çoğu ürünün birbirinden farkı bulunmuyor. Bu ürünlerin içerisinde yer alan sensörler, ne kadar koştuğunuzu, kaç kalori yaktığınızı ve uyku düzeninizi size aktarabiliyor. 99$ – 129$ bandında gezen ürünlere yaklaşımın, Amerika’ya göre çok pahalı olmadığından bir tane alayım bulunsun şeklinde olduğunu söylesek yanılmayız. Bu sebepten giyilebilir teknoloji ürünü sahip olma ve aktif kullanma sayıları arasında büyük bir fark olduğunu düşünüyorum.

Akıllı saat pazarında da Motorola ve Apple arasında bir rekabet olacak gibi. İkisi de şık tasarımlarıyla göz dolduruyor ve akıllı bilekliklerin bulundurdukları özelliklerin çoğuna da sahipler. Ekstra özelliklerinden dolayı ise fiyat olarak biraz daha pahalılar. Hatta Apple’ın altın kaplamalı modelinin 5.000$’dan satışa sunulacağı söyleniyor. Önlerindeki en büyük engelin ürünlerin kısa giden şarjı olduğu belirtiliyor ki, kimse her gün saatinizi şarja takmak istemez. Şu an kolunuzda bulunan saatin pilini her gün değiştirdiğinizi düşünün. Kulağa hiç hoş gelmiyor!

Ve diğerleri… Ralph Lauren markası akıllı t-shirtiyle moda sektöründe ses getirmeyi hedeflerken, bebeklerin uyku düzeni hakkında bilgi veren ve ne zaman uyanacaklarını aktaran giyilebilir bir ürün de bulunmakta. Kaybolduğunuzda hızlıca yardım çağırmanızı sağlayacak akıllı bileziğin dışında, ayaklarınıza vereceği titreşimle size yol tarifi yapabilen bir akıllı ayakkabı da bulunuyor.

Giyilebilir teknoloji çok yeni bir kavram olduğundan ve bir çok farklı markanın farklı ürünü piyasaya girdiğinden, asıl sorun ürünlerin bekledikleri taleple karşılaşıp karşılaşmayacağı olacak. Şarj, tercih edilmemelerindeki en önemli etkenlerden biri olarak gözükse de, diğer bir faktör de moda. Giyilebilir teknolojiler sürekli gözümüzün önünde olduğundan, bir süre sonunda kıyafetlerle olan uyumlarına dikkat edilecek. Kıyafetimizle uyumlu olmayan bir aksesuarı kim takmak ister? Bu sebepten giyilebilir teknolojilerin kullanıcılarına çok büyük faydalar sağlaması gerekiyor ki, batarya sürelerini ve modayı önemsemeden sürekli vücudumuzda taşıyalım. 

Cisco’nun yaptığı araştırmaya göre 2018 yılında 177 milyon adet satılması beklenen ürünler bir sebebe yönelik kullanılmadığı taktirde hobi veya gösteriş olarak kalacaktır. Şu an eksikleri bulunan ve biraz daha vakit isteyen bu cihazlar, günün her anında takacağımız ürünler olmayıp, belli amaçlar doğrultusunda kullanmak için piyasaya sunulursa tahminlerim ona göre değişebilir. Bu noktada her ürün için şimdilik sektör bazlı düşünmek faydalı olacaktır. Mesela akıllı bileklikler sağlık ve sporun farklı dalları için faydalıyken, akıllı gözlükler b2b alanında çalışanların, perakendecilerin, doktorların ve gazetecilerin favori ürünü olabilir. OM Shirt gibi akıllı t-shirtler antremanda sporcular tarafından tercih edilirken, yön bulmanıza yardımcı olan akıllı ayakkabı Lechal da görme engelliler tarafından kullanılabilir. Genel olarak giyilebilir teknolojilerin çeşitli alanlarda kullanılıp test edilmesinden sonra, batarya sürelerinin gelişmesi ve elde edilen büyük verilerin kullanıcıya daha verimli bir şekilde sunulması ve belki de en önemlisi olan tanışma/alışma sürecinin geçmesinden sonra geniş kitlelere yönelmesi mantıklı olacaktır. İşte o zaman ürünler trend olmaktan çıkıp, kullanıcısına her an fayda sağlayan ve günlük kullanımında hayatımızı tamamıyla değiştirecek ürün konumuna gelebilir. Şu an 1-2 günlük batarya süreleriyle sürekli kullanım bir hayli zor görünüyor. 

Sonuç olarak bir giyilebilir teknoloji ürününe sahip olmak istiyorsanız, almadan önce şirketinizde ya da günlük hayatınızda hangi amaçla kullanmayı düşündüğünüze dair de net bir cevabınız mutlaka olsun. Yoksa siz de ürünü bir hevesle alıp, 3-5 gün kullanıp kutusuna geri koyanlar grubuna dahil olabilirsiniz.

İlk Sen Öğren!

En son gelişmeler, etkinlikler, ürün deneme günleri ve kapsamlı listeler...

Söz veriyoruz, seni rahatsız etmeyeceğiz!