Amerika’da Kızıl Haç, 2014 yılından bu yana, başta giyilebilir teknoloji olmak üzere afetlerde insanların ihtiyaçlarını karşılayabilecek teknolojileri takibe almış. Buradaki giyilebilir teknolojiden kasıt; mini bilgisayarlar, saatlerde bulunan sensörler, akıllı gözlükler, giyilebilir kameralar… Kısaca vücudunuza bağlı her cihaz. İşte, bu cihazlar kullanıcıları olası bir afet anında kurtarma potansiyeline sahip. Bizde bu teknolojinin afet anında nasıl fayda sağlayabileceğini gösteren bir liste hazırladık;

Giyilebilir Teknolojik Cihazlar için Afete Hazırlık Uygulamaları

1- Tehdit ve Tehlikelere Karşı Erken Uyarı

Giyilebilir teknolojik cihazların kestirilemeyen risklere karşı kullanıcıları uyarabilecek olması son derece ümit verici diyebiliriz. Siz evde değilken, evinizdeki yangın alarmı devreye girdiğinde saatinizin sizi uyardığını düşünün ya da deprem anında ayakkabılarınızın üzerinde bir ışık yandığını… Tüm bu erken uyarılar, afet esnasında kullanıcıya kendini korumak için birkaç saniyelik hayati  zaman kazandırabilir.

Sensörler tarafından toplanan veriler ise bilim adamlarının ve devlet görevlilerinin afet yönetimini etkili bir şekilde gerçekleştirmesine olanak sağlayabilir.

2- Afet Simülasyonları

Japonya’da okullarda yapılan deprem tatbikatlarını haberlerden hatırlayacaksınızdır, benzeri tatbikatların sanal gerçeklik ya da artırılmış gerçekleri cihazları aracılığıyla geliştirilen senaryolar eşliğinde; ne kadar gerçekçi bir hal kazanabileceğini tahmin edebilirsiniz. Bu simülasyonlar, insanların stresli anlarda düzgün karar alabilme kabiliyetini geliştirmesine yardımcı olabileceği gibi ilk müdahale ekiplerinin hız ve koordinasyonuna da katkı sağlayacaktır.

Giyilebilir Teknolojik Cihazlar için Müdahale Uygulamaları

3- Tahliye Esnasında Navigasyon

Yabancı bir şehirde ya da tanımadığınız bir binanın içindeyken doğal bir afet meydana gelse ne yaparsınız? Bulunduğunuz binadan nasıl çıkarsınız ya da yardım için nereye gidersiniz? Olmaz olmaz dememek lazım! Hiç beklemediğiniz bir anda çok zor bir duruma düşebilirsiniz ve böyle durumlarda içinde GPS yüklü giyilebilir bir cihaz yardımınıza koşabilir. Örneğin ayakkabınızda bulunan bir sensör ya da sanal yönlendirme yapabilen akıllı bir gözlük, sizin konumunuzu otomatik olarak algılayıp, sizi tahliye alanına yönlendirebilir.

4- Arama-Kurtarma

İleride bir gün, giyilebilir teknolojik cihazlar aracılığıyla arama-kurtarma görevlileri enkaz altında kalmış olan depremzedeleri görerek yerini tespit edip, iletişime geçebilecek. Saat ya da bilezik gibi giyilebilir cihaz kullanan bir depremzede, konumunu ve yaşamsal verilerini ilk yardım ekipleri ile paylaşarak, onların arama-kurtarma çabalarının hızlanmasına katkıda bulunabilir. Giyilebilir cihazların vücudunuza bağlı olduğu için kaybolma ihtimalinin telefona kıyasla daha az olduğunu da göz önünde bulundurmak lazım.

5- Aile Bireylerini Bir Araya Getirme 

Günümüzde giyilebilir cihazlarda yaygın bir şekilde kullanılan uygulamalar, aile bireylerinin birbirleriyle iletişim içerisinde kalmasına olanak sağlıyor. Çıkartma ya da akıllı bileklik gibi cihazlar sayesinde ebeveynler çocuklarını kolaylıkla takip edebiliyor. Aynı takip teknolojisine sahip saat ya da gözlükler yardımıyla, acil durumlarda sevdiklerinizi kolaylıkla bulabilirsiniz.

Çocuk Takip Cihazları: Amby Gear ve Filip 2

6- Engellilere Yardım

Acil durum çağrıları genel olarak sesli ya da görsel bir şekilde yapıldığı için görsel ya da işitsel engeli olan kimseler, tehlike anında daha savunmasız kalabiliyor. Öte yandan titreşim özelliğine sahip bileklik ya da saatler, engellilerin içinde bulunduğu bu dezavantajı büyük ölçüde azaltabilir.

Giyilebilir Teknolojik Cihazlar için Afet Sonrası Uygulamaları

7- Hasta ve Yaralıların Teşhis ve Tedavisi

Tahmin edebileceğiniz üzere afet sonrası yayılma ihtimali olan bir hastalığı önlemek, öncelikli bir sorun. Buna bağlı olarak giyilebilir cihazlar ileride, doktorların kendilerini riske atmadan hastalıkları teşhis etmesine imkan sağlayabilir. Örneğin; afet alanındaki verileri toplayıp, doktorlara teşhis koyabilecekleri bilgi sunan bir elbise geliştirilebilir. Ya da vücudun yaşamsal işlevlerini takip edebilen bir bileklik/saat, doktorun teşhis sürecine önemli ölçüde katkıda bulunabilir.

8- Tercüme ve El İşaretlerinin Çevirisi

Günümüzde aynı amaca hizmet eden birçok mobil uygulama mevcut. El işaretlerini tercüme edebilen akıllı bileklikler sayesinde kullanıcılar dertlerini ilk yardım ekiplerine kolaylıkla anlatabilecekler. Örneğin akıllı gözlük kullanan biri, etrafındaki yazıları kolaylıkla kendi diline çevirebilecek. Giyilebilir teknolojiler, özellikle afet sonrası oluşabilecek iletişim problemlerinde, çevirmen ihtiyacını ortadan kaldırabilir.

Deprem yaralarını yeni yeni saran ülkemiz, gün itibariyle yeni bir depreme ne kadar hazırlıklı bilemiyoruz ama yukarıda yer verdiğimiz kullanım senaryoları; giyilebilir teknolojik cihazların afet esnasında ne kadar faydalı olabileceğini gösteriyor. Umarız, bu teknolojiler ülkemizde daha yaygın kullanılmaya başlanır.

Görsel Kaynak: http://thepu.sh/

*Eğer giyilebilir teknolojilerin afet esnasında kullanımına dair sizin de bir fikriniz varsa, yorum bölümünde bizlerle paylaşabilirsiniz.

İlk Sen Öğren!

En son gelişmeler, etkinlikler, ürün deneme günleri ve kapsamlı listeler...

Söz veriyoruz, seni rahatsız etmeyeceğiz!