Birçok sebepten dolayı, insanlar atmosfere pompalanan karbondioksit (CO2) miktarından endişeleniyor. 1800’lerin başından beri, bilim adamları atmosferdeki sera gazlarının ısıyı hapsederek, artık küresel ısınmaya neden olduğunu biliyorlar. CO2 bu soruna özellikle büyük katkı sağlıyor. Petrol ve doğal gaz gibi yakıtların yanması sonucu ortaya çıkan CO2, sera gazı emisyonlarının büyük çoğunluğunu oluşturuyor. CO2, % 18 metan ve % 9 azotoksite kıyasla toplamın yaklaşık % 72‘sini temsil ediyor.

İnsan faaliyetlerinin bir sonucu olarak bu emisyonların miktarı 1950’den bu yana % 400’den daha fazla arttı. İklim değişikliğinin etkileri dünya çapında görülmeye devam ederken, birçok uzman CO2 emisyonlarının artmaya devam etmesiyle işlerin daha da kötüleşeceğini iddia ediyor.

Bu, etkiyi yavaşlatmanın bir yolu, biosequestration denilen olaydır. Bu olay biyolojik süreçleri kullanarak karbondioksitin yakalanması ve depolanması anlamına gelir. Biosequestration, karbondioksiti oksijene dönüştürmek için güneş enerjisini kullandıkları fotosentezin bir uzantısıdır. Şimdi bir A.I. Austin, Texas’tan bir şirket, bu süreci önemli ölçüde daha verimli hale getirmenin bir yolu olduğunu düşünüyor. Düşünülen çözüm ise, fotosentez olayında en iyisi olduğunu bildiğimiz alg(yosun) ve en son yapay zeka kombinasyonunu içeriyor.

Çözüm Yosunda

Hypergiant Industries‘in CEO’su Ben Lamm, Digital Trends’e “Zamanımızın en büyük insan sorunlarından birinin küresel ısınmanın yaşattığı kriz olduğuna inanıyoruz” dedi. “Ağaçların gerçekten en iyi çözüm olup olmadığını veya başka etkili alternatiflerin olup olmadığını ortaya koymaya karar verdik. Alglerin atmosferdeki karbonu azaltma konusunda ağaçlardan çok daha etkili olduğu ortaya çıktı. Ayrıca karbon negatif yakıtları, plastikleri, tekstilleri, yiyecekleri, gübreleri ve daha fazlasını oluşturmak için alglerin kullanılabileceği fark edildi” ifadelerini kullandı.

Küçük boyutta bir biyoreaktör örneği

Alg ve A.I. Eos Biyoreaktörü, ağaçlara oranla 400 kata kadar daha fazla karbondioksiti absorbe edebileceğini söyledi.

Yosunun büyümesi için üç ana unsur gerekir: karbondioksit, ışık ve su. Gereksinimleri yüzden yosun, karbondioksit tüketimi için doğadaki en verimli canlılardan biridir. CO2 tükettiği için, yakıtlardan, yağlardan ve gübrelerden plastiklere, kozmetiklere ve hatta yüksek proteinli besin kaynaklarına kadar çeşitli malzemeler oluşturmak için yosunlar işlenebilen biyokütle üretir. Yosun, tarımsal mahsullerin karbon tutumu bakımından verimliliğini artırmakla kalmaz, aynı zamanda ekilebilir arazide yer kaplamaz. Bu avantaj yosunları, ormanların yanında iki kat daha iyi bir çözüm yapar.

Lamm, “cihaz kontrollü bir kapalı sistem modelidir” dedi. “Büyüme sürecinin her bölümü, CO2 tüketimini en üst düzeye çıkarmak için makine zekası ile sıkı bir şekilde kontrol edilmekte ve optimize edilmektedir. A.I. optimum büyüme koşullarını sağlamak için ışığı, ısıyı, büyümeyi, su hızını, pH, CO2, oksijen çıkışını ve daha birçok faktörü izler. ”

Araştırmacılar sadece alg üzerine yoğunlaşmadı. Hypergiant, yeni biyoreaktörün yeteneklerini daha akıllı hale getirmeyi ve aynı zamanda biyoreaktörün  küçük bir formunu üretmeyi vaat ediyor. Şirketin biyoreaktörü 3 metreden 7 metreye kadar değişebilecek. Daha sürdürülebilir akıllı şehir ortamlarına geçişin bir parçası olarak ofis binalarına sığabilecek kadar küçük olması hedefleniyor. Sonuçlar, bu teknolojinin benimsenmesini önemli ölçüde artırabilir.

Hayata Geçirilmesi için Daha Erken

Lamm, bu projenin hala erken aşamalarda olduğunu vurguladı. Şirket, bazı büyük hedefleri olmasına rağmen çözümün başlangıçta nereye uygulanacağı henüz açıklamadı. Şimdilik, teknolojinin ne kadar iyi çalışabileceğini göstermeye odaklandığını ifade etti. Ancak, insanlar iklim değişikliği hakkında sık sık dikkat çekiyorlar, bu büyük bir sorundur. Ayrıca da büyük çözümler gerektirir. Zaten Hypergiant bazı büyük destekçiler ile çalışarak projeyi daha da genliştirmek istiyor.

Lamm, “Bir Eos Biyoreaktörü, ağaçlık alanla kıyaslandığında atmosferden aynı miktarda  karbondioksit absorbe eder” dedi. “A.I.’yi yapan bir teknoloji şirketiyiz ama biz insanız ve insanlığın durumunu iyileştiren ürünler yaratmak istiyoruz. İşletmelerin ve insanların dünyada gerçek bir fark yaratmalarına yardımcı olabilecek çözümler geliştirmekten sorumlu hissediyoruz. ”

Biyoreaktörler insanların ümit ettiği bir çözümdür. Elbette, bu çözüm, Dijital Trendlerin kapsadığı havadan karbondioksit emmek amaçlı üretilen yenilikçi bir girişim değil. Ancak hiç kimse dünyanın küresel sorununu çözmeye çalışan insan sayısının fazla olduğundan şikayet etmeyecek.

Fotoğraf Kaynağı: https://www.google.com.tr/url?sa=i&rct=j&q=&esrc=s&source=images&cd=&cad=rja&uact=8&ved=2ahUKEwjz8piYyu_lAhUDL1AKHTQkBaYQjRx6BAgBEAQ&url=https%3A%2F%2Fcommons.wikimedia.org%2Fwiki%2FFile%3ABioreaktor_quer2.jpg&psig=AOvVaw1p6FtdQDsoR0u-uuEeLuNr&ust=1574022537906057