Audi’nin ortağı Holoride GmbH araç içerisinde yolcuların sanal gerçeklik deneyimi yaşayabilmeleri amacıyla geliştirdiği sanal gerçeklik gözlüğünü halka açıyor. Şubat ayında yapılan tanıtımda bu teknoloji sayesinde nasıl deneyimler yaşayacağına dair açıklamalar yapılmıştı. Holoride, ABD pazarı için Ford ile işbirliği yapmayı planlıyor. 

 

Sanal Gerçeklik Deneyimi

Sanal gerçeklik gözlüğü sayesinde yolculara sanal ve gerçek ortamlara ilişkin bilgilerin sunulacağı belirtilmektedir. Aracın içerisindeki yolcular sanal gerçeklik gözlükleri ile geliştirilen oyunları oynayabilecek ve bu esnada otomobilin gerçekleştirdiği hareketler dijital ortama aktarılarak yolcuların oyun içerisinde bu hareketleri hissetmesi sağlanacaktır. Otomobilin dönüşü, hızı gibi gerçekleştirdiği hareketler yolcuların oynadığı oyunu etkileyeceği ve yolcuların da bunu hissedeceği belirtilmektedir.

Holoride sanal gerçeklik deneyiminin arkasındaki fikir, sensörlere sahip bir araçta sensörlerden elde edilen veriler ve bilgisayardan elde edilen veriler kullanılarak otomobilin hareketleriyle uyumlu hale getirilen sanal gerçeklik deneyimi oluşturmak, sürüş sürecinde yolculuğa dair bilgilere erişilebilmesi için navigasyon bilgilerinden yararlanmaktan oluşmaktadır.

 

Ford ile İşbirliği

ABD pazarında Ford ile işbirliğine gitmeyi planlayan şirket, bu çalışmanın halka açık hale getirilmesi ile birlikte o pazarın nabzını tutabilmesi için önem arz etmektedir. Arka koltukta oturan yolcuların kullanabilmesi amaçlanan bu çalışmanın üç yıl içinde sunulması bekleniyor. 

 

Halkın Kullanımına Açılıyor

14 Ekim – 9 Kasım tarihleri arasında Hollywood’daki Universal CityWalk ziyaretçileri bu teknolojiyi deneyimleyebilme imkanına sahip olabilecektir. 5- 10 dakika arasında bir süre yaşanan bu deneyim, Universal CityWalk çevresinde gerçekleştirilmektedir. Yani özel olarak hazırlanmış bir parkur yerine trafiğe açık alanda gerçekleştirilecektir. Bu durumda hızlı bir sürüşün olmayacağı anlamına gelir. 

Sanal gerçeklik teknolojisinin kullanım alanın her geçen gün arttığı görülmektedir. Bu durum markaların rekabet avantajı elde etmesine, alanında lider markalar arasında yer alabilmesi olanağı tanırken aynı zamanda müşterilerin de teknolojileri deneyimleyebilme imkanı bulmasını sağlıyor. Bu durum müşterilerin markalara yönelik bakışında olumlu yönde değişiklikler oluşmasına sebep olmasını ortaya çıkarmaktadır.