Geçen hafta, Rio Olimpiyatları’nda kullanılmakta olan yeni teknolojileri ve bir takım uygulamaları incelemiştim. Gerçek anlamda, bugüne kadarki en “bağlı” olimpiyat unvanını elde eden Rio Olimpiyatları, IoT (Internet of Things – Nesnelerin Interneti) Olimpiyatları olarak da hatırlanacak gibi görünüyor. Bunun nedeni, Rio Olimpiyatları’nda, internete bağlı yeni jenerasyon giyilebilir (wearables) cihazlardan, bu cihazlar tarafından oluşturulan datanın analizine, oldukça geniş bir spektrumda IoT’nin kullanım alanlarını gözlemlememiz. Bu yazımda, Rio Olimpiyatları’na katılmaya hak kazanmış takımların/sporcuların IoT teknolojileri ile Olimpiyatlar’a nasıl hazırlandıklarını, vcloudnews.com, readwrite.com ve zdnet.com’da yayınlanan makalelerden yararlanarak paylaşmak istedim.

Vert:

Vert, sporcunun beline takılabilen ya da antreman giysilerine entegre edilebilen bir giyilebilir cihaz. Bu cihaz sıçramaları analiz ederek performansa yönelik geri bildirim sağlayarak, akıllı telefon uygulaması ile de gerçek zamanlı olarak sonuçları paylaşmakta. Vert ile ne kadar hızla zıplandığı, ne kadar yükseğe çıkıldığı, zıplama tekrarı gibi veriler elde edilerek; sporcu ve antrenörler açısından performansın sürekli takip edilmesi sağlanıyor. Bu sayede sakatlıkların önüne geçme konusunda ya da geliştirilmesi gereken özelliklerin üzerine gitmek için sporculara ışık tutuyor. Amerika Ulusal Bayan Voleybol Takımı, Olimpiyatlara hazırlanırken Vert’den yararlanmış.

Solos:

Ultra hafif, akıllı bir gözlük olan Solos, bisikletçilerin performanslarına yönelik gerçek zamanlı data almalarını sağlıyor. Gözlüğe aktarılan bilgiler içerisinde sporcunun kalp ritmi, uygulanan kuvvet, hız, rota doğrultusunda hangi yoldan gidilmesi gerektiği de yer alıyor. Amerika Bisiklet Takımı, Olimpiyat hazırlıklarında Solos’u kullanmış.

Whoop:

En popüler giyilebilir cihazlar arasında yer alan akıllı aktivite takip bileklikleri Olimpiyatlara katılan pek çok sporcunun da tercihi. Bu alanda öne çıkan bir bileklik olan Whoop, sporcuların aktivitelerini sürekli ölçümleyerek, antreman planlamasından, sakatlıklardan korunmaya ve takım performasını artırmaya kadar kritik pek çok veriye yönelik sporcuları desteklemekte. Yüzücülerden, güreşçilere ve plaj voleybolu takımlarına kadar 20 kadar Olimpik atlet, Rio’ya Whoop ile hazırlanmışlar. Whoop, NBA takımlarından Cleveland Cavaliers’ta forma giyen Matthew Dellavedova’nın maçlarda bu bilekliği takmasıyla da gündeme gelmişti. NBA, antremanlarda bu tarz giyilebilir cihazların kullanılmasına karışmazken, maçlarda kullanmaya izin vermiyor ve bu nedenle de oyuncu bir uyarı almıştı. Whoop’u diğer akıllı bilekliklerden ayıran en temel farklılığı özel algoritması ile sporcuya yönelik bir skor üreterek, vücudun zorlanma seviyesini ve bunun ne anlama geldiğini yorumlamasına dayanıyor.

Whoop

Hysko:

Boksorlere yönelik bir giyilebilir cihaz olan Hysko, boks eldivenlerinin altına takılarak, ivme, hız ve yumruk pozisyonuna yönelik olarak atılan her yumruğu analiz ediyor. Hysko Kanada Olimpiyat Boks takımı tarafından kullanılmakta.

VTT giyilebilir sensörler:

VTT sensor, Finlandiya Teknik Araştırma Merkezi ile Finlandiya Ulusal yüzme takımı ve okçuluk federasyonu işbirliği sonucunda, sporcu performansını artırma amacıyla geliştirilmiş bir giyilebilir cihaz. Bu giyilebilir sensorler, yüzücülerin giysilerine ya da okçuların ekipmanına takılabiliyor. Bu sayede de sporculara yönelik veriler, anında antrenörlerinin akıllı telefon ya da tablet uygulamalarına aktarılıyor. Bu sensörler yüzücünün tekniğine yönelik (kulaç uzunluğu ve farklı yönlendeki basıncından, dönüş sayısı ve elin pozisyonuna kadar) şaşırtıcı derecede hassas veriyi sağlamakta.

vtt_uimari-1024x575

Büyük Veri (Big Data):

Yukarıda belirttiğim tüm giyilebilir cihazlar ve bunlar gibi daha pek çok aktivite cihazı sporcuların branşlarında kendilerini geliştirmeleri için algoritmalar tarafından desteklenen analizler sağlamakta. Veriyi analiz etme ve kullanma ile fark yaratmaya bir örnek olimpik yelken sporundan verebiliriz: Yelken, sporcuların sadece rakiplerine karşı değil, aynı zamanda değişken rüzgar, akım ve gelgitlerin değişken kombinasyonlarına karşı da mücadele ettiği bir spor. Bununla birlikte, strateji yelken açısından oldukça önemli olsa da, kıyıdan yarışları izlerken önceden planlanan stratejilere genellikle uyulmadığını gözlemlersiniz. Alman Yelken Takımı, SAP ile işbirliği sayesinde yelkeni hem yelkenciler, hem de seyirciler için daha basit hale getirmek üzere çalışmalar gerçekleştirmiş. SAP’nin modern analitik çözümü ile Alman Yelken Takımı, yarış sırasında pek çok farklı kaynaktan veri alarak, bunları bulut tabanlı bir platformda toplamakta. Toplanan veri arasında, farklı botların GPS verisi, belirteçleri, rüzgar verisi gibi bilgiler bulunmakta. Tüm bu verileri grafiksel analizeler ile kombine etmek, Almanlara yarışı kuş uçuşu 2D ve 3D formatta takip etme imkanı sağlıyor.

Big data

2016 Rio Olimpiyatları, IoT’nin bu denli büyük müsabakalara hazırlık ya da yarışlar esnasında nasıl kullanılabileceğini gösteren ilk büyük spor etkinliği olma yolunda. 2020, Tokyo Olimpiyatlarında, AR (Augmented Reality – Artırılmış Gerçeklik), VR (Virtual Reality – Sanal Gerçeklik) ve giyilebilir teknolojiler ile analitik çözümler ile IoT’nin bambaşka bir seviyeye geleceği ve hayal gücümüzü zorlayabilecek uygulamalar göreceğimiz de oldukça net. Teknolojiden doğru ve akıllıca, planlı bir şekilde yararlanan takımlar ve ülkeler, sporcularına daha doğru ve verimli antreman imkanları sağlayarak; sporcuların performanslarını artırmaya da destek olacaklardır.